Asitli-kolalı içecekler

Diş Beyazlatma
17 Kasım 2018

İlk defa 1886 da John Styth Pemberton tarafından, gündelik sağlık şikayetlerinin tedavisi için bir şurup olarak üretilen Coca Cola nın formülünde 1905 e kadar kokain de bulunuyordu.

Şu anda dünyanın en köklü ve büyük şirketlerinden biri olan The Coca Cola Company 1892 yılında kuruldu. Coca Cola nın küresel tek rakibi, bu ürünü taklit edip 1902 de şirketleşen yine bir ABD şirketi PepsiCo oldu.

Coca Cola yı evrensel bir içecek yapan en büyük etken, dünya çapındaki yaygın dağıtım ağının yanı sıra dünyanın bütün yerel noktalarında ortaya çıkan taklitleri de oldu.

29 mayıs 1886 da ilk Coca Cola reklamı The Atlanta Journal da yayımlandı. İlanda kullanılan slogan yine, nefis ve serinletici idi.

Reklamlarda hep, yaşamın eğlenceli yanları öne çıkarıldı. İlk nakliyat parlak kırmızı fıçılarda yapıldığı için, günümüzün en sevilen içeceğinin simgesi de kırmızı oldu.

Dr. Pemberton ın ölümünden sonra Coca Cola nın haklarını 2 bin 300 dolara satın alan Asa Candler, 1892 de 100 bin dolar sermaye ile kurulan şirketinin dünyanın 200 ülkesinde satılacak bir ürünü pazarlayacağını tahmin etmemişti.

Sadece bir ürün mü? Elbette hayır. Çağa damgasını vuracak bir külttü yaratılan. Coca Cola 1950 de Time dergisinde kapak oluyordu. Time, Coca Cola yı dünya ve dostu manşetiyle tanımlıyordu.

Ay a ilk kez ayak basan Neil Amstrong, dönüşünde Times meydanında, “Coca Cola nın evine, dünyaya hoşgeldiniz” pankartıyla karşılanıyordu.

Coca Cola, Olimpiyat Oyunları ndan Sir Edmund Hillary nin Güney Kutbu yolculuğuna kadar birçok organizasyonun sponsoru olarak karşımıza çıktı.

Kola ve sağlık

Bir litre kolalı içecek yaklaşık 400 kalori eşdeğeri şeker, 0.15 gram kafein, değişik miktarlarda renk veren maddeler, orijinal tadı sağlayan kola özü ve asıl önemlisi gazlı içecek olmasını sağlayan fosforik asit içeriyor.

Yakın zamanda yayımlanan tüm araştırmalar başta çocukluk çağı olmak üzere büyük yaş gruplarında şişmanlık ile kola tüketimi arasında önemli bir bağlantı olduğu üzerinde duruyor.

Kolalı içecekler, bir yantan kan şekerini hızla yükselten, dolayısıyla insülin hormonunu artırarak vücudun yağ depolamasına yol açan yüksek miktarda şeker içermesi nedeniyle, diğer taraftan da süt ve süt ürünleri gibi sağlıklı beslenmenin temeli olan içeceklerin yerine geçtiği için şişmanlık riski oluşturuyor.

Bunların dışında kola içme alışkanlığının fast-food beslenmeye eşlik ettiğini ve kola ile birlikte daha fazla yemek yendiğini biliyoruz.

Bu nedenle çocuklukta obezite ve buna bağlı şeker hastalığının önemli bir sorun haline geldiği ABD deki çocuk sağlığı otoriteleri çocukların kolalı içeceklerden uzak tutulmasını öneriyor.

Kolalı içeceklerin asıl zararlı etkisi ise kemikler üzerinde. Üç yıl önce ABD Tabipler Birliği nin Çocuk Sağlığı dergisinde kolanın lise öğrencilerinde kemik kırıkları sıklığını üç kat artırdığını gösteren bir araştırma yayımlandı.

Araştırmacılar, koladaki yüksek miktarda fosforun kan fosforunu yükselterek kemiklerden kalsiyum kemiren paratiroid hormonu düzeyini artırdığını ve bir süre sonra kalsiyumu azalan kemiklerin sağlamlıklarını yitirdiklerini öne sürdü.

Tıp literatüründe bu gözlemi destekleyen başka insan çalışmalarının yanı sıra benzer etkinin farelerde olduğunu gösteren araştırmalar da yayımlandı.

Kola içme alışkanlığı, en önemli kalsiyum kaynağı olan süt ve süt ürünleri tüketimini de azaltıyor ve ergenlik döneminde günde 800-1200 miligram olan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasını önleyerek kemik sağlığını olumsuz yönde etkiliyor.

Bunların dışında kolanın böbreklerden kalsiyum atılımını ve diş çürüklerini belirgin bir şekilde artırdığı, mide mukoza hücre döngüsünü bozduğu, aşırı içilmesinin kas hastalığına (hipokalemik miyopati) neden olduğunu gösteren raporlar yayımlandı.

Şimdiye kadar kolanın insanlar için yararlı olduğunu gösteren bir araştırma yayımlanmadı.

****Alıntıdır****

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button